| Tarih | 05.Ocak.2009, 19:08:39 |
| İsim | VuruCu tim |
| Konu | gümüşhane'Dén |
| slm lar olsun herkeze nasılsınızz hemşerilerim..! | |
| Tarih | 05.Ocak.2009, 07:36:31 |
| İsim | 05012009 |
| Konu | Gümüshaneli |
| Gümüşhaneli Sen önce kac tarih yazısı veya kackitap okudun,da Tarihimiz hakın daki
Tarihimizden haberimizyok diyorsun.
Sen önce ken dine sor o soruyu ondan sonra tarihimizden haberimiz yok de. saygılar Gümüş haneli kardeşim. | |
| Tarih | 04.Ocak.2009, 00:19:24 |
| İsim | gümüşhaneli |
| Konu | sözde soykırım.... |
BU UNUTULUR MU? (Unuttuk Maalesef…) ******** Birinci Dünya Savaşı'nda İngilizlere, 150 bin askerimiz esir düştü. Bu askerlerden bir kısmı da Mısır'ın İskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı'na Hapsedildi. ******** Kampın tam adı, 'Seydibeşir Kuveysna Osmani Useray-I Harbiye Kampı' idi. Bu kampta, 1918'de Filistin Cephesinde esir düşen 16. Tümen'in 48. Alayı'na bağlı Osmanlı Askerleri Tutuluyordu. ******** 12 Haziran 1920'ye kadar Iki yıl boyunca Her türlü işkence, eziyet, ağır hakaretler ve aşağılamaya maruz kaldılar. ******** İnsanlık dışı muamelenin nedeni ise Ermeniler idi… ******** Kamptaki, Türkçe bilen Ermeni tercümanların Yalan yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle, kampların İngiliz komutanları, azılı Türk Düşmanı haline gelmişlerdi. ******** Savaş bitmişti. Ancak, Kamptaki ağır koşullar nedeniyle ölenler dışındaki askerleri Teslim etmek, İngilizlerin işine Gelmiyordu. Çünkü, olası yeni bir savaşta, Bu askerlerin Yeniden karşılarına çıkabilecekleri, Ermeniler tarafından, İngilizlerin beyinlerine işlenmişti. ******** Çözüm Toplu katliamdı… Askerlerimiz, Mikrop kırma bahanesiyle, süngü zoruyla Dezenfekte havuzlarına sokuldu. Ancak; Suya normalin çok üzerinde 'krizol' maddesi katılmıştı.. Mehmetçik, Suya daha ayağını soktuğunda, aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyordu. Ancak, İngiliz Askerleri, dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarına izin vermiyorlardı. Mehmetçikler, Bellerine kadar gelen suya başlarını sokmak istemediler. Ancak, Bu kez İngilizler havaya (başlarının üzerine) ateş etmeye başladı. Askerlerimiz, ölmemek için, çömelerek başlarını suya soktular. Ancak, başını Sudan kaldıran artık göremiyordu. Çünkü gözleri yanmıştı… ******** Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi Ve 15 000 (15 bin) askerimiz kör oldu. Bu vahşet, 25 Mayıs 1921 tarihinde TBMM.' de görüşüldü. Milletvekilleri Faik ve Şeref Beyler Bir önerge vererek, Mısır'da esirlerin Krizol banyosuna sokularak, 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini, Bunun faili olan İngiliz doktor, Garnizon Komutanı ve Askerlerin cezalandırılması için, TBMM' nin teşebbüse geçmesini istediler. ******** Ancak, Yeni kurulan devletin bin türlü derdi vardı. Ağır sorunlarla uğraşan TBMM' de Bu hesap sorma işi Unutuldu gitti. Ama onlar Unutmuyorlar… Kendi ihanetlerini bile soykırım ambalajına sarıp, dünya kamuoyuna Sunuyorlar. En üzücü olanı da Malum birilerinin, Bu karalama kampanyalarına çanak tutması… ******** ERMELİLER SOYKIRIM YAPILDI DİYE DÜNYAYI AYAĞA KALDIRIYOR. BİZİM TARİHİMİZDEN HABERİMİZ YOK.!!! | |
| Tarih | 02.Ocak.2009, 03:36:10 |
| İsim | iwautushzq |
| Konu | dElbgiZbfBc |
| 79rBt6 sntmpjczozhd, [url=http://kqmsdzljjbly.com/]kqmsdzljjbly[/url], [link=http://ebtgqezguchi.com/]ebtgqezguchi[/link], http://ygncxvylozxj.com/ | |
| Tarih | 01.Ocak.2009, 20:40:24 |
| İsim | piskoTürk time |
| Konu | ? |
| ne yunancası bir zamanlar düşmanımız olan onların alfabesinimi kullanacaksınz buna bakılırsa yazıq | |
| Tarih | 29.Aralık.2008, 16:38:01 |
| İsim | çılgıntürk |
| Konu | selam |
| kardeş biz türkçeyi zor konuşuyoz sen yunancadan bahsediyon | |
| Tarih | 29.Aralık.2008, 14:04:00 |
| İsim | aydın aydın |
| Konu | yaşamak |
| bende bir dönem oralarda yasamıştım herkesi seviyorum şu an ant yaşıyorum isteyenler eklesin ant beklerim sempatixboy07@hotmail.com | |
| Tarih | 28.Aralık.2008, 06:43:27 |
| İsim | domsovet |
| Konu | salam |
| yunanca yerine sevemem nece yazilir? | |
| Tarih | 27.Aralık.2008, 22:56:39 |
| İsim | kmwdrvytk |
| Konu | PBcHQUYglFbTWvjhZ |
| L2ee4g ohkuekmgkmwn, [url=http://jbsfbzzffhrv.com/]jbsfbzzffhrv[/url], [link=http://hqssikesopye.com/]hqssikesopye[/link], http://smqfpltdltun.com/ | |
| Tarih | 24.Aralık.2008, 18:33:22 |
| İsim | kemaLcan |
| Konu | sLm, |
| ben kemaL örqüçün torunuyum herKese seLamLar! kemaLcan örgüç | |
| Tarih | 24.Aralık.2008, 18:32:14 |
| İsim | neşet örgüç |
| Konu | sLm |
| bütün akçahisar halkına selamlar sevgiLer! neşet örgüç | |
| Tarih | 19.Aralık.2008, 14:01:38 |
| İsim | şaziye |
| Konu | selam |
Ölümüne Sevdim Seni Güfte yetmez bestelendin Nağme nağme dizdim seni Endamınla büyüledin Mısralara yazdım seni Tan ötesi ufuklardan Erişilmez bulutlardan Damıtılmış kaynaklardan Badelere süzdüm seni Zehir gibi akacaksın Mahsenlere atacaksın Belki sonum olacaksın Ölümüne sevdim seni. | |
| Tarih | 18.Aralık.2008, 16:04:26 |
| İsim | yolcu |
| Konu | bayrak |
|
BAYRAK EY MAVİ GÖKLERİN BEYAZ VE KIZIL SÜSÜ KIZKARDEŞİMİN GELİNLİĞİ ŞEHİDİMİN SON ÖRTÜSÜ IŞIK IŞIK DALGA DALGA BAYRAĞIM SENİN DESTANINI OKUDUM SENİN DESTANINI YAZACAĞIM SANA BENİM GÖZÜMLE BAKMAYANIN MEZARINI KAZACAĞIM SENİ SELAMLAMADAN UÇAN KUŞUN YUVASINI BOZACAĞIM TARİHİM ŞEREFİM ŞİİRİM HERŞEYİM YERYÜZÜNDE YER BEĞEN NEREYE DİKİLMEK İSTERSEN SÖYLE SENİ ORAYA DİKEYİM ARİF NİHAT ASYA | |
| Tarih | 16.Aralık.2008, 22:10:23 |
| İsim | seyda GULEZ |
| Konu | onemli |
| okulumuzda bir yurtdisi projesi icin yurtdisinda lise okuyan birilerine ulasmam lazim bana ulasirsaniz sevinirim alles_klar__@hotmail.com | |
| Tarih | 16.Aralık.2008, 08:45:38 |
| İsim | fatih dilmen |
| Konu | duyuru |
| kimseden ses yokmu? | |
| Tarih | 16.Aralık.2008, 00:51:34 |
| İsim | bjhrgfrawi |
| Konu | zhCvYkAOobhxUJuFF |
| 7tXE6x nittchhimqet, [url=http://futkbldemzjv.com/]futkbldemzjv[/url], [link=http://dnvqlixodsth.com/]dnvqlixodsth[/link], http://gwokxfaqnfoo.com/ | |
| Tarih | 14.Aralık.2008, 23:41:05 |
| İsim | Yüksel GÜLEZ |
| Konu | Dil ve Kültür |
|
Dil nedir? Dil insanlar arasında anlaşmayı sağlayan tabii bir vasıta; kendi kanunları içerisinde yaşayan ve gelişen canlı bir varlık; milleti birleştiren, koruyan ve onun ortak malı olan sosyal bir müessese; bin yıllar boyunca gelişerek meydana gelmiş bir sosyal kurum; seslerden örülmüş bir ağ; temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış bir gizli antlaşmalar sistemidir. Dil, diğer insanlarla bütün ilişkilerimizde bize aracılık eden, sosyal bağlarımızı düzenleyen bir vasıta olarak hayatımızın her safhasında mevcuttur. Evde, okulda, sokakta, çarşıda, iş yerinde ve her yerde onunla beraber yaşıyoruz. İnsan konuştuğu dili doğduğu günden itibaren hazır bulur. Fakat dil doğuştan bilinmez. İlk aylarda ağlamalar, taklit, birtakım hareketlerle anlaşma sağlamaya çalışır. Çocuk içinde yaşadığı topluluğun dilini, anadilini uzun bir çıraklık devresi süresince öğrenir. Daha sonra kulağına gelen seslerin belli kavramlara, hareketlere, varlıklara karşılık olduğunu anlamaya başlar. Dil insan benliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. İnsan zekasının, insanda sınırı çizilemeyen duygu ve düşünce kabiliyetinin sonuçları kendi benliğinin dışına ancak dille aktarılabilir. Bu bakımdan dil ile düşünce iç içe girmiş durumdadır. İnsan dil ile düşünür. Dilin gelişmesi düşünmeyi düşünceye, düşüncenin gelişmesi de dile bağlıdır. Çeşitli medeniyetlerin meydana getirilmesini sağlayan düşünce, gelişmesini dile borçludur. Dil her şeyden önce sosyal ve millî bir varlıktır. Fertlerin üstünde, bir milleti ilgilendirir. Bütün bir milletin duygu ve düşünce hazinesini teşkil eder. Bir milleti ayakta tutan, fertleri birbirine bağlayan, sosyal hayatı düzenleyen ve devam ettiren, millî şuuru besleyen bir unsur olarak dilin oynadığı rol çok büyüktür. Bağımsızlığın temeli millî şuurdur. Millî şuurun en kuvvetli kaynağı ise dildir. Belli ses öbeklerinin insanlar arasında danışıklı bir değer kazanarak birer kavrama karşılık olmaları dilin oluşmasında esas sayılabilir. Bunun gibi onların çeşitli kullanışları da ortak değerler bağlayarak dilin kurallarını meydana getirmiş olmalıdırlar. bunlar üreyip genişlemiş ve az çok titizlikle korunarak kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. Ses kanunlarına uyup zamanla değişmelere uğramış olmaları da tabiidir. Dil ile düşünce organı olan insan beyni destekleşe oluşmuş olmalıdır. Öyle ki sonuçta dil düşünmenin de bir vasıtası olmuştur. Ana dilimizden cümleler kurarak düşünürüz. Bunları dile getirdiğimizde adına konuşma deriz. Dil olmasa düşünce ve duygu da gelişmezdi, insan topluluğu ilerlemez, bir medeniyet oluşturamazdı. Yine insanoğluna bahşedilen din hayatı ile sanat hayatı da dil temeli üzerine kurulmuşlardır. Dil konuşma aygıtının çıkardığı çok çeşitli seslerin son derecede karmaşık bir birleşiminden meydana gelir. Ancak kulağımız da bunları bütün incelikleri ile ayırabilecek yaradılıştadır. Bu sebeple biz onları çözümlemekte güçlük çekmeyiz. Konuşma organlarının belirli bir durum alarak bir an içinde çıkardıkları basit sese bir seslik, yahut sadece ses deriz: a, ü, b, t gibi. Bir soluk hamlesi içinde çıkan birkaç sesin topluluğuna da hece adını veririz: "bu, ka-pı, pen-ce-re" gibi. Bir dilde bir anlamı olan tek veya çok heceli ses öbeklerine kelime deriz:: "kuş, görmek, umutsuz" gibi. Bir dilin bütün kelimeleri o dilin kelime dağarcığını meydana getirir. Kelimelerin bir düşünceyi bir bütün olarak anlatan düzenli topluluğuna cümle adını veririz: "Orhan okula gitmelidir." Bir maksadı anlatmak için bir sıra cümleler kullanırız. Buna da söz deriz. Sözlerle anlaşmak konuşmakla olur. İnsanlar sözlerini uzaktakilere ulaştırmak, ya da uzun zaman saklamak ihtiyacı ile onları daha dayanıklı bir işaret sistemine çevirmeyi düşünmüşler, yazıyı icat etmişlerdir. Eski insanlar hakkında bilgilerimizi bıraktıkları yazılı belgelerden alıyoruz. Milletlerin yazıdan önceki yaşayışları hakkında pek az şeyi öğrenebildiğimiz için tarih yazıyla başlar, diyoruz. İnsanlar her kelime için, her hece için, veya her ses için ayrı işaretler kullanan türlü yazı sistemleri yapmışlardır. Bugünkü ileri milletlerin yazılarında her işaret bir ses karşılığıdır. Buna harf deriz. Bir dilin kullandığı harflerin topluluğu o dilin alfabesi olur. Bu türlü yazıya da alfabe yazısı adını veririz. Yazılı bir sözü yeniden seslendirmeye okuma diyoruz. Sessiz okumak da olur. Kültür Nedir? Bugüne kadar kültürün pek çok tanımı yapılmıştır. Bu tanımlardan birkaçını aşağıya alıyoruz: “Tarihin derinliklerinden süzülüp gelen; zamanın ve ihtiyaçların doğurduğu, şuurlu tercihlerle, manalı ve zengin bir sentez oluşturan; sistemli ve sistemsiz şekilde nesilden nesile aktarılan; bu suretle her insanda mensubiyet duygusu, kimlik şuuru kazanılmasına yol açan; çevreyi ve şartları değiştirme gücü veren; nesillerin yaşadıkları zamana ve geleceğe bakışları sırasında geçmişe ait atıf düşüncesi geliştiren; inanışların, kabullenişlerin, yaşama şekillerinin bütününe KÜLTÜR denir.” Sadık Kemal TURAL “kültür bir toplumun yaşama tarzıdır.” C. WIESLER “Kültür denilince karşımıza bir yığın hadise çıkar. Bir toplum da, tabiatın dışında, insan elinden ve dilinden çıkma her şey kültür kavramı içerisine girer ”Mehmet KAPLAN “Kültür, bir topluluğu, bir milleti millet yapan , onu başka milletlerden ayıran hayat tezahürlerinin bütünüdür. Bu hayat tezahürleri her milletin kendine has olan millî değerleridir.” M. ERGİN Görülüyor ki bütün tanımlarda millet ve milleti meydana getirme, fertler arasındaki ilişkiler, tabiata hakim olma, tarihi bağ gibi pek çok özellik kültüre ait olarak ifade edilmektedir. Demek ki milleti millet yapan maddî-manevî değerlerin hepsine kültür diyoruz. KÜLTÜR UNSURLARI NELERDİR? 1. Dil: Dil, kültür unsurlarının başında gelir. Çünkü dil olmadan öteki unsurların meydana gelmesi mümkün değildir. Dil bir milletin ses dünyasıdır. Her millet kainatı değişik şekillerde algılamış ve yorumlamıştır. Aynı zamanda dil kültüre ait bütün değerleri bünyesinde barındıran bir kültür hazinesidir. Bir dil, onu kullanan milletin kafa yapısını, nasıl düşündüğünü, zihninin nasıl çalıştığını ve mantığını ortaya koyar. 2. Din Kültür unsurları içerisinde çok önemli bir yere sahiptir. Bilhassa eski devirlerde yüzyıllarca bu kültür unsuru ön planda bulunmuş ve öteki kültür unsurlarını gölgede bırakmıştır. Dinin milletler üzerindeki hakimiyeti, imparatorluklardan millî topluluklara geçinceye kadar devam etmiştir. Milliyetçilik çağında milletler imparatorluklardan kopunca dinin fonksiyonu da azalmıştır. Dinin bir millet içerisindeki kültüre etkisi ve kültürün diğer unsurlarının oluşması ve değişmesindeki rolü ise devam etmektedir. Dini bayramlarımız ve törenlerimiz bunun açık örnekleri olarak dikkati çekmektedir. 3. Gelenek ve görenek Bunlar bir milletin yazılı olmayan veya hepsi yazılı olmayan kanunlarıdır. Yazılı kanunların çoğu gelenek ve göreneklere göre düzenlenmiştir. Kanun, insanın toplum içerisindeki davranışlarını düzenler. İnsanlar bu düzeni asırlar boyunca gelenek ve göreneklerle sağlamışlardır. Fakat günümüzde bile yazılı anayasası bulunmayan ülkeler vardır. Bunlar toplum düzeninin hâlâ gelenek ve göreneklerle sağlamaktadırlar. Aslında kişinin bütün hal ve hareketlerinin yazılı kanunlarla tanzim etmek mümkün değildir. Çünkü yasalar genellikle hakları ve cezaları tayin etmektedir. Oysa insanın toplumda birçok sosyal ilişkileri bulunmaktadır: özür dilemek, selamlaşmak, saygı göstermek, davetlere katılmak, konuşmak, tartışmak, yazmak vs.. Bu davranışlarda nasıl bir usulün gerektiğini kanunlar dğil gelenek ve görenekler tayin eder. 4. Sanat Sanat, bir millet diğer milletlerden ayıran, bir millete has duygu ve zevklerin tezahürü ve şekillenmesidir. O milletin güzeli yaratma ve bulma tarzıdır. İnsanoğlu barınır, beslenir, sosyal ve ruhsal ihtiyaçlarını gidermeye çalışır. Bunları yaparken oyalanmak, ruhunu okşamak, güzeli yakalamak, yeni güzellikler ortaya koymak ister. Bunun sonucunda sanat eseri ortaya çıkar. Her milletin sanat eğilimi ayrı bir özellik taşır. Söz, ses , mekan, renk ışık zevk ve anlayışı farklıdır. Demek ki sanat bir milletin ortak zevkinin ifade edilişidir. Bur kültür unsuru edebiyat, resim, mimarı, heykel vb... gibi kollara ayrılır. 5. Dünya görüşü Dünya görüşü bir milletin başka milletlerden farklı olan hayat felsefesidir. Bir milletin fertleri ortak kültür dolayısıyla tutum, zihniyet ve davranış bakımından çeşitli ortak özellikler gösterirler. Sosyal ve ruhî olaylar karşısında fertlerin bu ortak tutum ve davranışları o milletin dünya görüşünü meydana getirir. Bunun için her millette değerler ve değer yargıları farklıdır. Askerlik, kahramanlık, aşk , madde, namus, temizlik, ahlak, ölüm, eğlence vs. Gibi hayat hadiseleri ve kavramları her millette değişik davranışlarla karşılanır. 6. Tarih Milleti, dolayısıyla kültürü meydana getiren unsurlardan birisi olan tarih, bir milletin çağlar içindeki yürüyüş ve görünüşüdür. Tarih mazidir, fakat bu mazi bugünün ve dünün fertlerini millet içerisinde birbirine bağlayarak geleceğe taşır. Fertler arasında kader birliği temin eder. Aynı millete mensup insanlar tarih sayesinde akrabalıklarının farkına varabilirler. Tarih bir milletin nereden gelip nereye gittiğini gösteren kültür unsuru olarak, o milletin hayatında önemli bir yer tutar. KÜLTÜR TAŞIYICI OLARAK DİL Dil, millî hafızanın, millî hatıraların, duyguların ve düşüncelerin, bütün maddî ve manevî değerlerin, bütün buluş ve yaradışların ortak hazinesidir. Millet denilen insan topluluğunun en önemli sosyal varlığıdır. Kültürün ilk ve temel unsurudur. Kültür, varlığını nesilden nesile intikale borçludur. Kültürün nesilden nesile geçmesi, böylece devamı ve yaşaması kültür taşıyıcı eserler, eğitim ve öğretim yolu ile olur. Onun içindir ki kültür eserleri, eğitim ve öğretim kültürün hayat şartıdır. Dolayısıyla eğitim ve öğretimin esas görevi kültürün intikal ve devamını sağlamaktır. Bir milletin fertleri arasındaki ortak duygu ve düşünce akımı dille kurulabilmektedir. Bu akım dünden bugüne, bugünden yarına dille aktarılmaktadır. Bundan dolayı dil, aynı zamanda bir kültür aktarıcısı, bir kültür taşıyıcısıdır. Bir milletin tarihi, coğrafyası, değer ölçüleri, folkloru, müziği, edebiyatı, ilmi, dünya görüşü ve millet olmayı gerçekleştiren her türlü ortak değerleri yüzyılların süzgecinden süzüle süzüle kelimelerde, deyimlerde sembolleşerek hep dil hazinesine akıtılmakta, özünü orada saklamaktadır. Gelenek ve görenekler, dünya görüşü, din, sanat, tarih vb. dil sayesinde nesilden nesile aktarılır. Zaten bütün bu unsurların teşekkül edebilmesi için milletin meydana gelmiş olması lazımdır. Milletin ve öteki kültür unsurlarının oluşmasında en başta gelen dildir. Kültür denilince ilk akla gelen şey dildir. Dil, millet denilen sosyal varlığı birleştirmektedir. Fertler arasında duygu ve düşünce birliği vücuda getirmektedir. Milletler duygu ve düşüncelerini yazıya geçirince daha sağlam bir birlik meydana geliyor. Çünkü yazı sayesinde duygu ve düşünceler hem zaman hem de mekân içinde yayılıyor. Biz Orhun Yazıtları sayesinde bundan bin iki yüz yıl önce Göktürklerin varlığı, meseleleri, duygu ve düşünceleri hakkında bir fikir ediniyoruz. Türklerin yöneticisi durumunda olan şahısların halkı muhatap alıp, halka hitap ettiklerini, yaptıkları işleri halka anlattıklarını görüyoruz. Bu da milletimizdeki demokrasi anlayışının yüzyıllar öncesine kadar uzandığının bir delilidir. Aynı hitap şeklini yıllar sonra 1071’de Malazgirt’te Alpaslan’da, 20. yüzyılda Atatürk’te görebiliyoruz. Türk edebiyatı en eski çağlardan bugüne kadar, bütün safhaları, devirleri ve sosyal tabakaları ile Türk milletinin hayatını, zevkini, dünya görüşünü, yaratma gücünü gösteren bir duygu, düşünce ve hayal dünyasıdır. Halk edebiyatı halkın yaşayışının, inanç ve değer hükümlerinin bir hazinesidir. Bu edebiyat, beşikten başlayarak insan hayatının bütün safhalarını içine alır. Türk halk edebiyatı aşk, ölüm, hasret, tabiat sevgisi, gurbet, anı, din duygusu, alay, kahramanlık, ahlak gibi bütün duyguları işler. Bunların hepsi de kültürümüze ait unsurlardır ve edebiyat vasıtasıyla taşınmaktadır. Edebiyatın temel malzemesi ise dildir. Bir şair duygu ve düşüncelerini kendi milletinin fertlerine ancak dili ile ulaştırabilir. Bir yazar, bir bilim adamı, bir devlet adamı, bir filozof görüşlerini topluma dil yolu ile yayabilir. Milletimizin dünya görüşü Yunus Emre’nin ilahilerinde, Türk halkının bayrakta sembolleşen vatan sevgisi Mehmet Akif’in İstiklal Marşı’nda, millî mücadele ruhu Mehmet Emin Yurdakul’un şiirlerinde ve bu dönemin romanlarında, İstanbul’un güzellikleri, İstanbul halkının gelenek ve görenekleri Yahya Kemal’in eserlerinde, Hüseyin Rahmi ve Ahmet Hamdi Tanpınar’ın romanlarında, Anadolu insanının yaşayışı ve değer ölçüleri Yakup Kadri ‘nin eserlerinde ebedîleşmiştir. Türk milletinin gelenekleri, folkloru, yüzlerce yıllık hayat tecrübelerinin sonuçları veciz ifadesini atasözlerinde bulmuştur. Destanlar toplum hayatını derinden etkilemiş şahıs ve olayların efsaneleşerek günümüze kadar uzanmış canlı tablolarıdır. Deyimler Türk mantığının, dil felsefesinin sembolleridir. Kutadgu bilig ile Divanü lügat-it Türk kültür hazinelerimizin en eski olanlarından sadece ikisidir. Bu satırlara sığmayacak nice eserlerimiz mevcuttur. Bunlardan kültürümüzle ilgili pek çok unsuru öğrenebiliyoruz. Kutadgu Bilig ve Divanü Lügat-it Türk’te Türk millî bünyesinin ortaya konulduğunu görüyoruz. Divanü Lügat-it Türk’te bu millî bünyenin dış yapısı üzerinde durulmuştur. Kutadgu Bilig ‘de ise bu bünyenin iç kısmıyla ilgili esaslar yer almaktadır. Bu eserlerden Türklerin yaşama şekilleri, dünya görüşü, gelenek ve görenekleri vb. öğreniyoruz. Bütün bu bilgiler bize dil vasıtasıyla intikal etmiştir. Dil, milletler arasında da kültür taşıyabilmektedir. Zorunlu olmayan kültürün değişmelerinde bunu açıkça görebiliyoruz. Gerçi zorunlu kültür değişmelerinde de dil unsuru mutlaka vardır. İnsanları bir araya getiren dildir. Bir millet başka bir milletle temas etmek suretiyle birtakım kelimeler alabilir. Her kelime kültüre ait bir unsur olduğu için, alındığı şekliyle olmasa bile o milletin kültüründen izler taşıyacaktır. Günümüzde ulaşım ve iletişimin hızla gelişmesi kültür alış verişlerini de hızlandırmıştır. Sonuç olarak diyebiliriz ki kültürün nesilden nesile aktarılması, diğer milletlere tesir etmesi, yaşaması ve gelişmesi dil sayesinde mümkün olabilmektedir. Milleti meydana getiren unsurların başında gelen dil, aynı zamanda kültürün oluşması ve yaşamasında da en büyük görevi üstlenmiş durumdadır. | |
| Tarih | 12.Aralık.2008, 11:55:56 |
| İsim | sema |
| Konu | gurbetciler msji |
| butun gurbetcilerin bayarami kutlu olsun ben belcikadan sema | |
| Tarih | 12.Aralık.2008, 11:51:59 |
| İsim | fâT!h d!Lmén |
| Konu | duyuru |
| sevgili akçahisarlı gençler. Biz derncenin akçahisarlı gençleri olarak tüm akçahisarlı gençleri bir arada toplayarak bir organizasyon yapmayı düşünüyoruzz bize katılıp bunu devam ettirmek isteyen tüm akçahisarlı gençleri bkliyorzz ( hereke-yarımca-derince) de bulunan tüm akçahisarlı gençleri bu organizasyona bekliyorz İRTİBAT: aslan_roze_29@hotmail.com mail adresnden ulaşabilirsiniz yada freestyler_ishak_41@hotmail.com( ishak demir kardeşime ulaşabilirsinzz ) | |
| Tarih | 12.Aralık.2008, 11:40:09 |
| İsim | site ekibi |
| Konu | Özür ve Bilgilendirme |
| Sayın site ziyaretçileri, sitemizde İnternet bağlantısından kaynaklanan ( 26 Kasım 2008- 12 Aralık 2008 arasında) bir arıza olmuştur.Bu sebepten dolayı mesajlarınızı yayınlayamadık özür dileriz.İnşaallah bundan sonra böyle durumlar olmaz. site ekibi | |
| Tarih | 26.Kasım.2008, 00:21:24 |
| İsim | Yasin ÇOBAN |
| Konu | Teşekkür.. |
| Teşekkür Ederim Allah Utandırmasın Türk Askerini...!!! | |
| Tarih | 19.Kasım.2008, 14:28:06 |
| İsim | GURBETÇİ |
| Konu | ACI GERÇEK |
| Ana sayfa da bulunan AKÇAHİSAR şiirindeki '' hem koyun var hem keçi'' mısrası artık gerçeği yansıtmıyor çünkü biricik köyümüzde böyle hayvanlar yok artık ama ne yazık ki ''Millet geçmiş gidiyor '' mısrası güncelliğini halen korumakta ve her geçen gün köyümüz boşalmaktadır. Bizler sanal alem akçahisarlıları olarak umursamayız belki ama bu mazara gerçek akçahisarlı olduğum için beni hep derinden etkiliyor ALLAH bize öz vatanımızda huzurlu bir yaşam hasibetsin kavuşmak dileğiyle GURBETÇİ. | |
| Tarih | 16.Kasım.2008, 23:58:04 |
| İsim | site ekibi |
| Konu | asker |
| Sevgili Yasin Çoban sana askeri vazifende üstün başarılar dileriz.Şimdiden hayırlı teskereler.site ekibi | |
| Tarih | 16.Kasım.2008, 23:18:34 |
| İsim | Yasin ÇOBAN |
| Konu | Askerden Selamlar...!! |
| Selam-ın Aleykum Hemserilerim iyi geceler gene izmirde soguk bir Kış Akşamı Aklıma Birden Site geldi ve girip Selam verim dedim. Herkeze Selamlar Şafak 247 Ama gunler geçmiyormu diyim, Yoksa geciyorda gun sayısı fazlamı diyim, siz anlayın işte birşeyler. Hernneyse Allaha Emanetsiniz Hepiniz.Büyüklerimin Ellerinden Küçükleriminde Ellerimden Öpmesi Dileğiyle:) Beklenen Gün Gelecekse Eğer(26 Temmuz 2009) Çekilen Çile Kutsaldır...!!! 1988/2 Yasin ÇOBAN Dz.Er. Lok.İşl.A'liği Yazıcısı yesilpinarlim@hotmail.com | |
| Tarih | 16.Kasım.2008, 20:46:41 |
| İsim | 76yuyt |
| Konu | yytryt |
| benim ödevime uygun deil | |
| Tarih | 16.Kasım.2008, 20:33:23 |
| İsim | derinceLi |
| Konu | slm |
| ynsekte yenlsekte şampiyom CİMBOM;) | |
| Tarih | 16.Kasım.2008, 20:06:48 |
| İsim | site ekibi |
| Konu | cevap |
| Mamerek hakkında bilgi isteyen değerli ziyaretçimiz; size mamerek hakkında söyleye bileceğimiz, mamerek'in Azerbeycan veya Orta Asyada bir yer veya bölge adı olabileceği bilgisidir.Bununla bereber ziyaretçilerimizden'de belki size bu konuda aydınlatıcı bilgi veren olabilir.Ziyaretçilerimizden ricamız bu konuda bu konuda bilgisi olanların bizimle paylaşmaları.site ekibi. | |
| Tarih | 15.Kasım.2008, 18:14:26 |
| İsim | ömergilli |
| Konu | mamerek |
| ömergillilerin mamerekten geldıgını yazmıssınız.mamerek nerede merak ettık.biz nerden geldık. | |
| Tarih | 12.Kasım.2008, 18:16:30 |
| İsim | samed |
| Konu | ramazan celik |
| RAMAZAN CELIGIN ailesi guzel bir evlat yeyistirmissiniz cok iyibirisi ramazan abimiz saygisini sevgisini hic unutmayiz arkadasimizin .Gurur verici bir insan kendisi arkadasimiz olarak cok sevioruz kendisini ailesinede boyle bir evlat yetistirdikeri icin tesekkurler erkek arkadasi samed. | |
| Tarih | 12.Kasım.2008, 00:46:59 |
| İsim | sani gören |
| Konu | Bayrak Hakkında Dile Gelmeyenler... |
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü! Evet, birçoğumuz bayrağı biliriz, tanırız ve saygı duyarız. Ama onun özellikleri ve anlamları ile ilgili bilgilerimiz çoğu zaman yetersiz kalmaktadır. Nacizane bir şekilde bu hususta fikir ve düşüncelerimi belirtmek isterim. Eminim ki bu hususların bilinmesi insanımızın bayrağa olan bağlılığını katbekat artıracaktır. BAYRAK: Bayrak,koruyucu bir ruhtur, uğurdur, kaderdir, muskadır, kutlu ve mübarektir. Türk milletinin soyunun kökü ve sembolüdür. Geçmiş ile gelecek arasında bir köprüdür. RENK: Türklerde al yani kızıl bayrak,halkın, ordunun ve savaşın kendi rengi ve sembolüdür. Bu renk, uğur sembolüdür, şehitlik kanıdır,güzellik, saflık, kutlululuk simgesidir. Kızıl bayrak Eski Türklerde bağımsızlık, şehadet ve kan dökmenin sembolüdür. Bu yüce millet, yaratılıştan kırmızıya düşkün ve vurgundur. Şehitlik, devlet ve millet için bir fedailiktir. İslamiyetten önce de Türkler bu inançtalar. HİLAL: Bayrak üzerinde hilal, ayı temsil eder. Türk kültür çevrelerinde ay ile hilal hep beraber anılmıştır. Şehadet kanıyla renklenen bayrak göğe yükselirken yüceliğine nisbetle hilalin bu zemin üzerine işlendiğini sanıyoruz. Eski Türklerde Gök Tanrı inancı vardır. Bu inancın yansımaları olarak ay, yıldız,güneş beraberinde anılır. Oğuzhan ilk doğan üç çocuğuna bu isimleri verir. Osman Bey, rüyasında hilal gördüğünü söyler ve böylece Osmanlı'da kullanıldığı söylenir. Asıl dikkate şayan olan nokta ise hilalin Allah'ı sırlamada kullanılması inancıdır. Buna göre Allah ve hilal kelimeleri Arapça sayı sistemi olan EBCED hesabına göre 66 rakamını verir. Dikkat edilirse bir elif, iki lamelif ve bir güzel he'den oluşan bu iki kelime aynı sonucu bize işaret eder. Bunlara tasavvufta önemli bir yeri olan lale de eklenir. Ancak fazla uzatmak istemediğimden lale bahsine girmiyorum. YILDIZ: Ay ile yıldızı ne zaman bir araya geldiğini söylemek oldukça zordur. Ancak Türk mitoloji ve destanlarında buna dair bilgiler mevcuttur. Türk topluluklarında sayısız bayrak kullanımı işi güçleştiren önemli bir unsurdur. Kuzey Türk Destanlarının birinde Muradım adlı yiğit bayrak destanında şöyle diyor: ' Ay kaşında bir yıldız, nasıl çıkar parlarsa, yerde de bir kişi var, bozkırda ben parlarım! Şafaktan önce çıkar, nasıl güneş parlarsa benimde ışığım var. Ben de yanar parlarım!' Bu sözler bu gün ki ay yıldızlı bayrağımız için çok önemlidir. Yıldızın dini bir hüvviyte bürünmesi ve böyle anılması Abdülmecid zamanına denk gelir. Eski Türklerde de böyle bir kutsallık söz konusu ancak, Osmanlı'da sekiz köşeli olan yıldız, Abdülmecid zamanında beş köşe olarak değiştirilmiştir. Bu beş köşenin manası yaygın bir görüşe göre Hz. Muhammed yazısının köşelerini ifade eder. Yani MUHAMMED'in Arapça yazımında mim,ha,diğer mim, dal ve dalın diğer ucu birleştirildiğinde bu beş köşe ortaya çıkar ve yıldız oluşmuş olur. Buradaki Muhammed yazısı camilerde mihrabın hemen solundaki yazı sitiliyledir. Görüldüğü gibi ecdadımız belki bilerek belki ilahi bir lutufla ay ve yıldızı yani Allah ve Muhammed'i şehadet kanı üzerinde bir araya getirmiştir. Bu bilgilere inanmamak şahsım adına elimde değil. BAYRAK DİREĞİ: Bayrak direği göğün direğini simgeler. Demir kazık şeklinde yükselen bu direk, gökte kutup yıldızına gider ve ona ulaşır. ARİF NİHAT ASYA, bu güzel birlikteliğe laleyi de ekleyerek şu görüşte bulunur: ' ESKİLER, LALEYİ MUKADDES SAYARLAR. GERÇEKTEN İZAHI ZOR BİR ŞUUR. O ZAMANIN YAZILARINDA LALE KELİMESİ İLE ALLAH KELİMESİ AYNI HARFLERDEN MEYDANA GELİRDİ. ÜSTELİK EBCEDDE HİLAL, ALLAH VE LALE KELİMELERİ AYNI SAYIYI VERİRDİ... BİRİ GÜZELLİİYLE YURDUMU, BİRİ ULVİLİĞİYLE DİNİMİ, BİRİ ŞEREFİYLE İSTİKBALİMİ ANLATAN...' Kelimelerdeki ebced beraberliği sizi bilmem fakat ben tesadüf deyip geçemeyeceğim. | |
| Tarih | 11.Kasım.2008, 15:43:48 |
| İsim | ALPEREN GÜLEZ |
| Konu | fb |
| ya oturma eylemine grek yok obama yardım edecek onlara :d:D bu arada emreyi kutluyorum ğerçek fbli plduğunu belli etti.:DD:D:D: | |
| Tarih | 10.Kasım.2008, 18:29:09 |
| İsim | kani |
| Konu | OTURMA EYLEMİ |
| DUYURU 15 KASIM 2008 TARİHİNDE KADİKÖY MEYDANINDA OTURMA EYLEMİ GERÇEKLEŞECEKTİR, AMAÇ GALATASARAYA YAPILAN BU ZULMU PROTOSTO ETMEKTİR. MALIMUNUZ 9 YILDIR YENEMEDİĞİ FENERBAHÇEYİ 09.10.2008 TARİHİNDE YİNE 4.1 SKORLA YENİLMİŞTİR BU HAKSIZLIĞA GÖZ YUMAMAYIZ YÜZLERİ BİR TÜRLÜ GÜLMEYEN GALATASARAYLI ARKADAŞLARIMIZA YAPILAN BU HAKSILIĞA ARTIK BİZDE DAYANAMIYORUZ O YÜZDEN SİZLERİ BU OTURMA EYLEMİNE BEKLİYORUZ. TÜM GALATASARAYLILARA GEÇMİŞ OLSU | |
| Tarih | 08.Kasım.2008, 23:27:33 |
| İsim | Yüksel GÜLEZ |
| Konu | Sevgiliye |
Hep Sensiz Bitiyor Keşke seni farklı bir zamanda, Bambaşka bir ortamda Tanısaydım ve sevseydim yine delice, Bu sefer çıkıpta karşına sadece Seni sevdiğimi bilmeni istemezdim Vefasızlığına böyle sükut etmezdim. Ancak her şey istediğim gibi de olmuyor Sevdamın zararı yalnız benle son bulmuyor Ve ne yazık ki ellerim kolllarım da bağlı Seni düşünür dururum gözlerim yaşlı. Hayatta bir tek seni ummuştum neler buldum. Sayende yalnız bile kalamaz oldum. Çünkü ne zaman yalnız kalsam Hayalinle saatlerim gidiyor Ne zaman seni hayal etsem Sonu hep hüzünle bitiyor. Sonu hep sensiz bitiyor. | |
| Tarih | 07.Kasım.2008, 21:56:57 |
| İsim | tphscgqd |
| Konu | XZwrUEYSvblObrK |
| NtAl4u lowhkhomvcpl, [url=http://rhgawaegwigp.com/]rhgawaegwigp[/url], [link=http://hmhgwmwknuej.com/]hmhgwmwknuej[/link], http://nvvdpxxgqtly.com/ | |
| Tarih | 04.Kasım.2008, 09:57:50 |
| İsim | sani gören |
| Konu | Başsağlığı |
| Hakkın rahmetine kavuşmuş olan Merhum Hacı Hafız Temel amcama Allah ( c.c.)'dan rahmet diler, aile ve yakınlarına sabır temeni ederim. | |
| Tarih | 03.Kasım.2008, 15:32:47 |
| İsim | güler akmaz |
| Konu | ilknura mesaj |
| slm yetişmez ailesi ilknura geçmiş olsun acil şifalar dilerim.... | |
| Tarih | 02.Kasım.2008, 20:27:02 |
| İsim | site ekibi |
| Konu | baş sağlığı |
| Köyümüzün en yaşlısı Hacı Hafız Temel Yalçın amcamız hakkın rahmetine yürümüştür.Allahdan rahmet diler geride kalanlarına sabır ve dolayısıyla bütün köyümüzün başı sağolsun.site ekibi adına Hurşit Demir | |
| Tarih | 01.Kasım.2008, 12:22:31 |
| İsim | .....gümüşhaneLİ TöV߀kAr... |
| Konu | başşaglıgı |
| köyümzde bulunan hacı hafiz yalcın amcamıza allahtan rahmet dilerim yakınlarına başşaglııgı dilerim.. | |
| Tarih | 01.Kasım.2008, 09:25:46 |
| İsim | büşra |
| Konu | çoook güzel olmasi |
| vatan yahut silidtle çoook güzel ben de de var siz de al1n bence bu kitap çooooooooook güzel | |
| Tarih | 31.Ekim.2008, 08:41:26 |
| İsim | tcsadmcckjm |
| Konu | KjRLHVEGOwuKaQ |
| 1N6CpH soflbdtttxcg, [url=http://ubhsuybwrych.com/]ubhsuybwrych[/url], [link=http://wuldnsmiffkg.com/]wuldnsmiffkg[/link], http://rxuwjbhehmer.com/ | |
| Tarih | 30.Ekim.2008, 11:33:37 |
| İsim | Serdar KÖKSALAN |
| Konu | soru sorma |
| Sayın yüksel abi daha niye siteye yazmıyorsun ve daha niye aramıyorsun? | |
| Tarih | 25.Ekim.2008, 17:27:33 |
| İsim | habip demir |
| Konu | selam |
| selam | |
| Tarih | 25.Ekim.2008, 09:17:52 |
| İsim | Mustafa Saatci |
| Konu | soru |
| şefaat ya resulallah şefaat ya habiballah senden başkaa kimimiz var ya resulallah Allah...uğruna çöllere düştü veyseller şefaat eyledin ya resulallah....gönüller sultanı ya resulallah... bu ilahiyi dinledim ama kimin söylediğini bilmiyorum slow ilahi değil bilen birisi varsa yardımcı olabilirmi lütfen ben cevabı okuyamıya bilirim e-mail:mustafasaatci42@hotmail.com bana e-mail atabilirseniz sevinirim Allah Razı olsun... | |
| Tarih | 19.Ekim.2008, 13:25:51 |
| İsim | HİLAL |
| Konu | SLM |
| TÜM GÜMÜŞHANELİLERE SLM | |
| Tarih | 17.Ekim.2008, 16:46:47 |
| İsim | OZAN DENLİ |
| Konu | mesaj |
| Bütün AKCAHİSARLILARA selamlar.... | |
| Tarih | 13.Ekim.2008, 23:53:11 |
| İsim | site ekibi |
| Konu | açıklama |
| Sayın Sefa Akay bey Sitenin sağ üst bölümüne logonuzu (kartvizit'inizi) eklemek bize memnuniyet verir.Diğer detayları size telefonlo bildireceğiz.Saygılarımızla site yönetimi. Ayrica bir gün önceki mesajdaki hatadan dolayi Fatih Dilmen beyden özür dileriz. site ekibi | |
| Tarih | 12.Ekim.2008, 17:31:26 |
| İsim | FATİH DİLMEN |
| Konu | cvp |
| belirttiginiz seyleri sizlere en yakın zmanda yollıyacam saygılarımla .. hoşÇAkaLınnn. | |
| Tarih | 12.Ekim.2008, 12:39:26 |
| İsim | kani |
| Konu | BU UNUTULURMU |
| BU UNUTULUR MU? (Unuttuk Maalesef…) Birinci Dünya Savaşı'nda İngilizlere, 150 bin askerimiz esir düştü. Bu askerlerden bir kısmı da Mısır'ın İskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı'na Hapsedildi. Kampın tam adı, 'Seydibeşir Kuveysna Osmani Useray-I Harbiye Kampı' idi. Bu kampta, 1918'de Filistin Cephesinde esir düşen 16. Tümen'in 48. Alayı'na bağlı Osmanlı Askerleri Tutuluyordu. 12 Haziran 1920'ye kadar Iki yıl boyunca Her türlü işkence, eziyet, ağır hakaretler ve aşağılamaya maruz kaldılar İnsanlık dışı muamelenin nedeni ise Ermeniler idi… Kamptaki, Türkçe bilen Ermeni tercümanların Yalan yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle, kampların İngiliz komutanları, azılı Türk Düşmanı haline gelmişlerdi. Savaş bitmişti. Ancak, Kamptaki ağır koşullar nedeniyle ölenler dışındaki askerleri Teslim etmek, İngilizlerin işine Gelmiyordu. Çünkü, olası yeni bir savaşta, Bu askerlerin Yeniden karşılarına çıkabilecekleri, Ermeniler tarafından, İngilizlerin beyinlerine işlenmişti. Çözüm Toplu katliamdı… Askerlerimiz, Mikrop kırma bahanesiyle, süngü zoruyla Dezenfekte havuzlarına sokuldu. Ancak; Suya normalin çok üzerinde 'krizol' maddesi katılmıştı.. Mehmetçik, Suya daha ayağını soktuğunda, aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyordu. Ancak, İngiliz Askerleri, dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarına izin vermiyorlardı. Mehmetçikler, Bellerine kadar gelen suya başlarını sokmak istemediler. Ancak, Bu kez İngilizler havaya (başlarının üzerine) ateş etmeye başladı. Askerlerimiz, ölmemek için, çömelerek başlarını suya soktular. Ancak, başını Sudan kaldıran artık göremiyordu. çünkü gözleri yanmıştı… Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi Ve 15 000 (15 bin) askerimiz kör oldu. Bu vahşet, 25 Mayıs 1921 tarihinde TBMM.' de görüşüldü. Milletvekilleri Faik ve Şeref Beyler Bir önerge vererek, Mısır'da esirlerin Krizol banyosuna sokularak, 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini, Bunun faili olan İngiliz doktor, Garnizon Komutanı ve Askerlerin cezalandırılması için, TBMM' nin teşebbüse geçmesini istediler. Ancak, Yeni kurulan devletin bin türlü derdi vardı. Ağır sorunlarla uğraşan TBMM' de Bu hesap sorma işi Unutuldu gitti. Ama onlar Unutmuyorlar Kendi ihanetlerini bile soykırım ambalajına sarıp, dünya kamuoyuna Sunuyorlar. En üzücü olanı da Malum birilerinin, Bu karalama kampanyalarına çanak tutması… ERMELİLER SOYKIRIM YAPILDI DİYE DÜNYAYI AYAĞA KALDIRIYOR. BİZİM TARİHİMİZDEN HABERİMİZ YOK | |
| Tarih | 11.Ekim.2008, 19:31:27 |
| İsim | mehmet yesilyurt |
| Konu | tanidiklara selamlar |
| gumushaneli buyuklerime selamlar sanli ailesi ve yalcin ailelerine cok cok selim abime selamlar gurbetten bocek | |
| Tarih | 11.Ekim.2008, 12:10:44 |
| İsim | ertan |
| Konu | slm |
| Abi ben senin çok iyi bi hayranınım remixlerine bayılıyom senin msn adresin varsa saverirmisin | |
| Tarih | 08.Ekim.2008, 12:28:25 |
| İsim | EMİRHAN KÖKMEN |
| Konu | beni ziyaret et anne |
| beni ziyarete gelin anne | |
| Tarih | 08.Ekim.2008, 00:46:02 |
| İsim | site ekibi |
| Konu | cevap |
| Degerli Fatih bey mesajınızda belirttiğiniz gibi resimleri ve öz geçmişlerini gönderirseniz değerler bölümüne ekleriz.saygılar, site yönetimi. | |
| Tarih | 07.Ekim.2008, 06:57:05 |
| İsim | fatih dilmen |
| Konu | slm |
| site yönetimine duyuru ilkler bölümüne eklemek istedigim seyler var akçahisarın ilk marangozları YÜKSEL DİLMEN VE GÜRSEL DİLMEN'DİR ve İLK DEFTER USTASI GÜRSEL DİLMEN'DİR bunları eklerseniz sevirim şimdiden tşkr.ederim saygılarla FATİH DİLMEN... yönetim isterrsen resimleride atabilirm cvp bkliyorum büyüklerim | |
| Tarih | 06.Ekim.2008, 16:34:53 |
| İsim | ALPEREN GÜLEZ |
| Konu | şiir |
Kahramanlık Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir, Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir. Ölmezliği düşünmek boşuna bir emektir; Kahramanlık; saldırıp bir daha dönmemektir. Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından Koşar adım gitmeli onların arkasından. Kahramanlık; içerek acı ölüm tasından İleriye atılmak ve sonra dönmemektir. Yırtıcılar az yaşar... Uzun sürmez doğanlık... Her ışığın ardında gizlidir bir karanlık. Adsız sansız olsa da, en büyük kahramanlık; Göz kırpmadan saldırıp bir daha dönmemektir. Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir, Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir. Bunun için ölüme bir atılış gerekir. Atıldıktan sonra bir daha dönmemektir... | |
| Tarih | 06.Ekim.2008, 11:16:50 |
| İsim | wxv |
| Konu | tüm türkiye üzgün |
| hakkaride şehit düşen askerlerimize rahmet ailelerine baş saglıgı diliyorum.. | |
| Tarih | 05.Ekim.2008, 23:12:19 |
| İsim | NAZIM GÜLEZ |
| Konu | ŞEHİTLERİMİZ |
| Her taraf kan kan kan.. her taraf şehit yası Ya bir ana ya bir dul ya yetim ağlaması İşte bu Türkiye'nin bugünkü manzarası Yetmez mi akan kanlar,yetmez mi sönen ocak? Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. Devletin kaderini elinde tutan beyler Şehitlerin ardından bol nutuk atan beyler Artık lafı bırakın,yanıyor vatan beyler! Bu yangını, vahşeti kim sona erdirecek? Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak Boş lafa doyduk beyler! Soyunuz söndü mü hiç? ! Hiç evlat verdiniz mi? Bağrınız yandı mı hiç? ! Askerdeki oğlunuz tabutta döndü mü hiç? ! Hiç acı çektiniz mi yürekler yardıracak? Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. Buna terör demeyin, diyene şaşıyoruz Terör derken taa baştan hataya düşüyoruz Ne terörü efendim, bir savaş yaşıyoruz Savaş! Evet savaş bu PKK bir oyuncak. Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. Bu savaşı görmeyen gözleri suçluyoruz Eşkiya, terör gibi sözleri suçluyoruz Devleti değil amma sizleri suçluyoruz Sizsiniz toparlayıp, derleyip, derdirecek. Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. Asker, polis, özel tim görevini biliyor. Görevini bilmeyen geriye kim kalıyor? Siyasiler aksaklık bütün sizden geliyor Millet sizi takipte, takibi sürdürecek. Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. Özel timden bahsettik gitmeyelim uzağa Mesela özel timi kimler aldı kızağa Kim düşürdü devleti böyle adi tuzağa Şimdi çıkıp kim bunu hayıra yorduracak Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. Saysam şimdi bitmez ki yaptığınız gafları Pkk' ya çok özel çıkartılan afları Kiminizin ağzında federasyon lafları Bu laflar başınıza çok çorap ördürecek Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. İşte böyle hepiniz ayrı telden çalarsa Polisin tuttuğunu mahkemeler salarsa Mahkum ceza evini tünel açıp delerse Bu yarayı başka kim saracak, sardıracak? Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. Demokratik çözümmüş, CMUK'muş,falan, filan Demokratik yollarla savas mı olur ulan? Artik lafi birakin plan yapilmis plan El alem yurdumuza baska yurt kurduracak. Ya bu kani durdurun, ya millet durduracak. İki yol var efendim, iki yol tartilmalı: Ya verip kurtulmalı, ya vurup kurtulmalı. Hiç vatan verilir mi? bu vatan Türk'ün malı! O zaman tek yol kaldı:hasmi olan vuracak. Ya bu kani durdurun, ya millet durduracak. Ne zaman ki kararlı, kesin bir yol izlenir Tespit sağlam yapılır, yapılan da gizlenir Çok sürmez bu çakallar bir ayda temizlenir Ah ulan ah sizdeki fırsat bizde olacak... Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. Ne yapıyor bu itler? sınırı geçiyorlar, Askerin yeri belli vuruyor, kaçıyorlar, Girdikleri bir in var, göğe mi uçuyorlar? Bulunmalı bunlara açılan kahpe kucak. Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. Kapatın o bölgeyi Allah kulu girmesin. Ne yerli ne yabanci basın yayın görmesin. Dizi gibi her akşam televizyon vermesin. Gayet sessiz, sedasız, kazınsın köse bucak. Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. Aynı dilden konuşun PKK kalleşine, Dağlarin zirvesinde tankın, topun işi ne? Özel tim ve komondo takılsın bak peşine, Ondan sonra görelim kim kimi kırdıracak. Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. Ama batı bozarmış ağzınızın tadını, Bozmuş zaten bırakın şu batının adını, Yahu vatan gidiyor batının avradını! Batı elbet ipe un serecek, serdirecek. Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. Amerika, Avrupa körüklüyor bak işte, İran, Irak, Suriye hepsi aynı bok işte, Müslüman Türk'ün dostu yok gardaşım yok işte! Düşmanın vazifesi kıracak, kırdıracak, Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. Haydi bunlar dışardan, bir de bunun içi var. Sayın bakın mecliste PKK'nin kaçı var. Biri kancık, bildigim en az yirmi piçi var. Çıldıracak gibiyim vallahi çıldıracak! Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. Hele bir vekil var ki; devlet maaş veriyor, Gardaşı da dağlarda Türk askeri vuruyor. Vekilimiz olan da zevkten bıyık buruyor. Bu kafada gidersek daha çok vurduracak. Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. Meclis Türk'ün girmisler, Türk'ü de kovuyorlar, Ne biz Türk'üz diyorlar, ne Türk'ü seviyorlar, Milletin meclisinden, millete sövüyorlar, Bu meclis bu itleri, ne kadar ürdürecek? Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak Dikkat edin milletin ayranı kabarmasın, Temennimiz netice su noktaya varmasın, Kehanete lüzum yok eğer bu kan durmasın Bu defteri bu millet kendisi dürdürecek Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. Türk Milleti bu işe el korsa arkadaşlar, Ne Tendürek Dagi'ndan ne de Cudi'den başlar, Millet önce meclisi, önce sizleri haşlar. Tutumunuz bu işi kötüye vardıracak. Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak. Kürdü, Lazi, Çerkezi, bir ağacın dallari, Bu ağacin adı Türk, daha çoktur kolları. Ağaca balta vuran Ermeni'nin dölleri. Kürt, TÜRKLERİN gardaşı, bu gardaşlık duracak. Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak | |
| Tarih | 05.Ekim.2008, 22:20:21 |
| İsim | Soner YALÇIN |
| Konu | Bayram Mersajı!!!! |
| Tüm hemşerilerimin ve özellikle bütün Ömergillerin geçmiş bayramını kutlar,büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öperim ve bütün şehitlerimizin ailelerine başsağlığı dilerim. Bu konu hakkında da bütün gümüşhanelilerin duyarlı olmasını isterim. BU VATAN BİZİM!!! UNUTMAYALIM!!!! Soner YALÇIN | |
| Tarih | 05.Ekim.2008, 03:27:45 |
| İsim | murat çobAN |
| Konu | hasret gunlerı |
| tüm hemserılerım gecmıs bayramını kutlarım herekeye selamlar | |
| Tarih | 05.Ekim.2008, 03:38:10 |
| İsim | murat çoban |
| Konu | sehıtler |
| hakkarıde haın pusu sonucu sehit düsen askerlerimize allahtan rahmet ailesine bas saglıgı diliyorum | |
| Tarih | 05.Ekim.2008, 03:32:13 |
| İsim | murat çoban |
| Konu | resım |
| koye gıdenlerden ıstedıgım sudurkı yenı resımler cekıp sıteye gondermelerı sımdıden tesekkurler | |
| Tarih | 05.Ekim.2008, 00:42:52 |
| İsim | salih |
| Konu | Tesekkür |
| AllahIn SelamiTüm AkcahisarlilarIn üzerine olsun
Ben sitenizi tesadüfen gördüm anadolu insaninin bukadar samimi maneviyatina bukadar bagli olmasi benim Imanima Dinime VAtanima Milletime olan sevdam sevgimde yalniz olmadigimin bir nebze kanItInI bu sayfalarda buldum, kabul buyurursaniz benide bir akcahisarli olarak düsünebilirseniz Anlayana; Yaratan Yaratmis Dünyayi ücte ikisi su üctebiri Toprak Ey ademoglu varsa itirazIn gücünde yetiyorsa sende yesertsene sonbaharda solan bir kuru yaprak Ozaman dur ve birde düsün, iman ettigin kitabin icerigine iyce bak, yazdiran yazdirmis belki ademoglu alirda ibret kurtulur nefsinin esaretinden bu yüce millet Bundan böyle iki secenegin var ya inkar yada Tövbe kapisinda Halikilmutlak olana Halini sende yürekten niyaz et Ey ademoglu KafanI iki elinin arasina al ve düsün biraz acele et ihmal davranma bizden öncekilerin yaptigi gibi Allah rizasi icin selam ve dua ile salih (gurbet) | |
| Tarih | 04.Ekim.2008, 19:50:16 |
| İsim | SEDAT GÜLEZ |
| Konu | ŞEHİT AİLELERİNE |
| ÖLEN 1 ERMENİ İÇİN AYAĞA KALKAN TÜRKİYE,ŞEHİT OLAN 15 ASKERİMİZİN HAKKI ÜZERİNİZDE DEĞİLMİ.ASKERLERİMİZE ALLAH RAHMET EYLESİN BAŞIMIZ SAĞOLSUN DAHA NEKADAR SEYREDECEĞİZ,ALLAH HEPİMİZİN GÖZÜNÜ AÇSIN ARTIK DAYANILMAZ BİR HALDEYİZ. | |
| Tarih | 04.Ekim.2008, 09:13:41 |
| İsim | ALPEREN GÜLEZ |
| Konu | ŞEHİT |
| HAKKARİDE HAİN SALDIRI SONUCU 15 ASKERİMİZ ŞEHİT OLMUŞTUR. | |
| Tarih | 02.Ekim.2008, 17:30:08 |
| İsim | bayram yalçın |
| Konu | BAYRAM |
| TÜM KÖYLÜLERİN ELLERİNDE ÖPER BAYRAMINI KUTLARIM... | |
| Tarih | 02.Ekim.2008, 12:00:25 |
| İsim | Abdullah Akay |
| Konu | bayramınız mubarek olsun |
| butun herkesin mubarek ramazan bayramını kutlarımmmm..... | |
| Tarih | 01.Ekim.2008, 22:17:28 |
| İsim | yelda |
| Konu | abiye elbise |
| merhaba ıyı bayramlar vitrinizde bulunan pembe abıye elbısenın fıyatını ogrenebılırmıyım verecegınız bılgıler ıcın sımdıden tesekkur ederım | |
| Tarih | 01.Ekim.2008, 18:47:49 |
| İsim | caner İPŞİR |
| Konu | kutlama |
| Tüm akçahisarlıların mübarek ramazan bayramını kutlarım.Hayırlı bayramlar. | |
| Tarih | 01.Ekim.2008, 16:06:27 |
| İsim | tugba |
| Konu | cevap |
| enes arkadasım evet ben dedigin kişinin kızıyım hayırdırrrrrrrrr ben seni çıkaramadım | |
| Tarih | 01.Ekim.2008, 09:55:48 |
| İsim | Selim ŞANLI |
| Konu | Ramazan Bayramy |
| Bütün Hemşerilerimin Ramazan Bayramı Mübarek Olsun | |
| Tarih | 01.Ekim.2008, 09:50:36 |
| İsim | MAHMUT DEMİR |
| Konu | tt |
| DUA kulluk toprağında iman suyuyla büyüyen bir hitap çiçeğidir.. mevlam hepimizi dünyada ravzasına, ukbada rızasına, cennette sefasına kavuştursun.. BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN... | |
| Tarih | 30.Eylül.2008, 21:22:11 |
| İsim | TAŞTAN DEMİR'İN TORUNLARI"İBRAHİM ,YUNUS EMRE VE İPEK DEMİR" |
| Konu | BAYRAM MESAJI |
| yurtdışında ve yurt içinde bulunan bütün akrabalarımın ve ayrıca siteyi ziyaret eden herkesin muberek ramazan bayramlarını kutlar ellerinden öperim. | |
| Tarih | 30.Eylül.2008, 21:20:24 |
| İsim | HARUN DEMİR |
| Konu | BAYRAM MESAJI |
| Bütün islam aleminin ve siteyiziyaret edenlerin bayramını en içten dileklerimle kutlar,hayırlara vesile olmasını cnabı HAK'tan niyaz ederim | |
| Tarih | 30.Eylül.2008, 19:47:12 |
| İsim | SüMéYy£ YALÇIN |
| Konu | , |
| ...нє®кєѕιη ßαуяαмı кυтℓυ σℓѕυη... | |
| Tarih | 30.Eylül.2008, 13:52:12 |
| İsim | FAtih dİlmen |
| Konu | slm |
| herkezin ramazan byramını en içden dileklerle kutlarım ALLAH'a emanet olun kardeşlerimm. | |
| Tarih | 30.Eylül.2008, 13:50:05 |
| İsim | Ömer Demir |
| Konu | Bayram Mesaji |
| Bütün Türkiyenin,Islam aleminin, tum Gümüshanelilerin bütün köylüleimin Ramazan Bayramini cani gönülden kutlarim. Ayrica Ibrahim Simsek, Bilal Demir, Irem demir ,Emrehan Demir ve Süleyman, Haliscan ve Efe Demir´in Bayramlarini Kutlar Saglik ve Güzel Günler Dilerim... | |
| Tarih | 30.Eylül.2008, 12:39:01 |
| İsim | beyler gülez |
| Konu | bayramlaşma |
| tüm hemşerilerimin bayramını kutlar sağlık,mutluluk, esenlik dilerim... | |
| Tarih | 30.Eylül.2008, 10:52:30 |
| İsim | Tayfun ŞANLI |
| Konu | bayram |
| bütün hemşerilerime iyi bayramlar dilerim en içten saygılarımla Tayfun ŞANLI | |
| Tarih | 30.Eylül.2008, 08:35:52 |
| İsim | ersin yalçın |
| Konu | şeker bayramı |
| değerli akçahisarlı hemşerilerimin şeker bayramını en içten dileklerim le kutlarım ...bol bol bayramlaşma ve şeker yeme ümidi ile .... | |
| Tarih | 29.Eylül.2008, 11:56:01 |
| İsim | Hursit demir |
| Konu | bayram mesajı |
| Bütün hemşerilerimim,köylülerimin,Bütün islam aleminin,Mubarek Ramazan Bayramını en içten dileklerimizle kutlar. Saglık ve mutluluklar dileriz.Hursit,Bahriye,Selcuk,Pamuk,Aybike ve Süleyman Demir. | |
| Tarih | 29.Eylül.2008, 16:47:13 |
| İsim | İlhan AKAY |
| Konu | Bayram Mesajı |
| Bütün hemşerilerimim,Mubarek Ramazan Bayramını en içten dileklerimle kutlar. Size ve ailenize mutluluk getirmesini temenli ederim. ilhan AKAY | |
| Tarih | 29.Eylül.2008, 15:02:18 |
| İsim | ALPEREN GÜLEZ |
| Konu | bayram |
| herkesin bayramı mübarek olsun herhese slm lar | |
| Tarih | 27.Eylül.2008, 14:04:39 |
| İsim | kemaLcan örgüç |
| Konu | gümüşhane |
| Merhaba ben KemaLcan Örgüç.
5.sınıfa gidiyorum.Kemal Örgüçün torunuyum hepiniz elinizde öperim., İYİ BEYARAMLAR KEMALCAN ÖRGÜÇ | |
| Tarih | 26.Eylül.2008, 21:09:28 |
| İsim | serdal |
| Konu | Kadir Gecesi |
Tüm İSLAM Aleminin Kadir gecesi Hayırlara vesile olsun "Biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Tâ fecrin doğuşuna kadar." Resul-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem) Efendimiz buyuruyor: "Kim Kadir Gecesi'nde inanarak, ihlas ile o geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır." "Kadir Gecesi yatsı namazında cemaatte hazır bulunan, ondan nasibini almıştır." Hazreti Aişe validemiz (ra) şöyle diyor: - Dedim ki: Ya Resullullah, Kadir Gecesi'ni bilirsem onda ne şekilde dua edeyim? Şöyle buyurdu: - Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbül afve fa'fü annî. (Allah'ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle.) | |
| Tarih | 26.Eylül.2008, 17:30:30 |
| İsim | SELÇUKBEY GÜLEZ |
| Konu | KANDİL |
| KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN | |
| Tarih | 26.Eylül.2008, 12:21:43 |
| İsim | Alpaslan Demir |
| Konu | Bütün Bunlara Kim Müstehak |
| BÜTÜN BUNLARA KİM MÜSTEHAK: YORUM SİZİN. Tarih tekerrür eder diyorlar, tarihten ders alınsa idi, tarih hiç tekerrür eder miydi? M. Akif Ersoy. Tarih: 31 Temmuz 2006 Yer: Ordu Ordu'da buluşan yaklaşık 80 bin fındık üreticisi fındıkta yaşanan fiyat düşüşünü protesto etti. Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Türkiye Muhtarlar Derneği, esnaf odaları, ticaret odaları ve sivil toplum kuruluşları öncülüğünde Ordu Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen 'Karadeniz Fındık Mitingi'ne katılan fındık üreticeleri hükümetin fındığa sahip çıkmasını istedi. Üreticiler, mitinge, 'Köylü milletin efendisidir, enayisi değil', 'Siyasiler oynuyor üretici ağlıyor', 'Fındığı satanı biz de satarız' yazılı pankartlar açtı. Göstericiler Başbakan Erdoğan'ın Danışmanı Cüneyd Zapsu'nun maketini elektrik direğine astı. Temsili maketin üzerine 'Fındık Kurdu Zartülüs. Suçu fındığı çalmak' yazılı afiş asıldığı gözlendi. Göstericiler, daha sonra Zapsu maketini yaktı. Devamı için bakınız http://www.kulturvestrateji.com/index.php?ind=reviews&op=entry_view&iden=85 | |
| Tarih | 24.Eylül.2008, 14:41:20 |
| İsim | serhat yalcin |
| Konu | ramazan |
| Tüm akcahisar köylülerin ramazinini kutluyorum.Büyüklerin ellerinden kücüklerin gözlerinden öperim.Abdullah yalcina da selamlar | |
| Tarih | 23.Eylül.2008, 14:23:14 |
| İsim | SEMA |
| Konu | SLM |
| ÖNCELİKLE TÜM AKÇAHİSARLILARA SLM ABDULLAHCIM EN KISA ZAMANDA SENİ ARAMIZDA GÖRME DİLEĞİYLE KİB | |
| Tarih | 20.Eylül.2008, 11:25:11 |
| İsim | Abdullah YALÇIN |
| Konu | SELAM |
| Ben İzmir den abdullah, tum akçahisarlılara selam söyler,buyuklerimin elinden öperim....... | |
| Tarih | 18.Eylül.2008, 22:24:37 |
| İsim | Yüksel GÜLEZ |
| Konu | Cevap |
| Sevgili kuzenim,okulumda mutluyum;çünkü svdiğim işi yapıyorum.Gümüşhane'ye ancak yaz tatilinde gelebilirim.Halamlara çok selam söyle.Ders çalışmayı ihmal etme.Her şeyin gönlünce olması dileğiyle... | |
| Tarih | 18.Eylül.2008, 16:05:43 |
| İsim | m@tr@x29( bünyamin) |
| Konu | slm |
| YİTİRDİŞĞİN "SERVETİNSE" DÖNÜP ARDINA BİLE BAKMA, VEFASIZ "SEVDİĞİNSE" UNUT KAFANA BİLE TAKMA AMA "YÜREKTEN SEVENİN" VARSA İŞTE ONU ASLA "UNUTMA"... TÜM AKÇAHİSARLILAR SELAMLAR. | |
| Tarih | 17.Eylül.2008, 21:36:27 |
| İsim | Serdar KÖKSALAN |
| Konu | her an herşey olabilir |
| Yüksel abicim yeni okulunda nasıl mutlumusun.Seni çok özledim sensiz daha fıfa 2008'in tadı çıkmıyor.Yaz tatili bir gelsede fıfa oynamaya başlasak yine eskisi gibi.Arada birde beni çaldır.Hadi öptüm kendine iyi bak. | |
| Tarih | 17.Eylül.2008, 11:28:09 |
| İsim | ALPEREN GÜLEZ |
| Konu | slm |
| slm sevğili hemşerilerim | |
| Tarih | 15.Eylül.2008, 23:51:13 |
| İsim | SUSKUN???? |
| Konu | .......qarizma..... |
| SELAMLAR TÜM TÜRKİYE....... | |
| Tarih | 14.Eylül.2008, 14:20:59 |
| İsim | Beyler Gülez |
| Konu | ... |
| bütün köylülerimize hayırlı ramazanlar dilerim.... | |
| Tarih | 14.Eylül.2008, 01:49:01 |
| İsim | kayserili Hüseyin |
| Konu | selam |
| saygideger rubil abi coktandir mesaj yazmadim.ramazaniniz hayirli olsun ve sizin sahsinizda bütün akcahisarlilarin ramazani hayirli olsun.Almanyadan selamlar H.Cona | |
| Tarih | 13.Eylül.2008, 23:16:27 |
| İsim | Yüksel GÜLEZ |
| Konu | teşekkür |
| Amcacım çok teşekkür ederim.Saygılarımla... | |
| Tarih | 13.Eylül.2008, 16:51:04 |
| İsim | murat gülez |
| Konu | tebrik |
| Yüksel GÜLEZ e yeni iş hayatın da başarılar dilerim | |
| Tarih | 13.Eylül.2008, 08:10:33 |
| İsim | İshak Demir |
| Konu | Kocaelispor |
| KOCAELİSPOR-GALATASARAY MAÇINA TÜN ACASARLILARI BEKLİYORUZ GELMEK İSTEYEN WARSA MESSENGER ADRESMINI EKLEYEBİLİR freesteyler_ishak_41@hotmail.com ŞAMPİYON KÖRFEZ ENBÜYÜK KÖRFEZ LİSE KOSTAD ( LİSELİ KOCAELSPORLULAR DERNEĞİ ) DERİNCE | |
| Tarih | 11.Eylül.2008, 19:43:07 |
| İsim | aybike |
| Konu | ablamin Bugün dogum gününü kutliyom |
| ablam seni seviyom ve dogum günün kutlu olsun | |
| Tarih | 11.Eylül.2008, 11:20:43 |
| İsim | faruk örgüç |
| Konu | radyo |
| rayoya talebin saat ve insanların işte olmasından az olduğunu hepimiz biliyoruz saatler değişirse mesela 19,00 ile 21,00 olursa daha çok talep olur | |
| Tarih | 10.Eylül.2008, 13:00:33 |
| İsim | leyla |
| Konu | mahally sozler |
| alan razı satan razı,ortada gezer kolluk tazı.allah essege boynuz verırmı kı vursunda ınegın karnını delsın.anası ne ıse danasıda aynıdır.bekarlar sanmıskı evlıler her aksam helvayıyor.buldugun gun bayram,bulmadıgın gun seyran etme.cıf yuru tek basma her soze kulak asma.eger karın guzelse ne ısın var dugun evınde dugun senın evınde,eger karın cırkınse ne ısın var olu evınde olu senın evınde.esegın onune arpayla yonca koymuslar,hangısınden baslıyın derken aclıktan olmuş.kapaksız kaynamıs,bulgursuz pısmıs.sen zot ben zot mallara kım vercek ot.kızın cırkın;; allah verdı,gelının cırkın;gozun kormuydu.koyun basında bı yalan uydurdum asagıda bende ınandım.soforun parası pul,karısı duldur.tılkı vardır bas gezer kurdunda adı cıkmıs.vurdum duymaz kor ayvaz(buyuklerden duydugum atasozlerını gonderıyorum,bızım kulturumuzde bunlarda var,sızde bıldıklerınızı ekleyıp genc nesıle aktarırsanız sevınırım.) | |
| Tarih | 08.Eylül.2008, 17:56:02 |
| İsim | sultan yalçın |
| Konu | tesekkür |
| köy adına site kurdugunuz için teşekkür ederim | |
| Tarih | 08.Eylül.2008, 08:59:06 |
| İsim | kenan yalçın |
| Konu | videolar |
| hem hasretle hemde keyfle seyrettiyimiz videoları yeniden seyretme imkanı sağlarsanız memnun oluruz saygı ve selamlar | |
| Tarih | 06.Eylül.2008, 08:03:53 |
| İsim | Rübeyda DEMİR |
| Konu | NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE |
| NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE. Mili Futbol cularımıza Başarılar Dilerim... | |
| Tarih | 06.Eylül.2008, 08:00:50 |
| İsim | Rübeyda DEMİR |
| Konu | NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE |
| ŞEHİTLERİMİZE ALLAHTAN RAHMET MEKANLARI CENET OLSUN. Türkiyeyi yöneten ler... macadeyil hakkariye diyarbakıa karsa vana evet boşişlerle vakit gecirmeyin... | |
| Tarih | 06.Eylül.2008, 00:46:29 |
| İsim | fatih dilmen |
| Konu | site yönetimine öneri |
| sayın site yönetimndeki büyüklerim sizin dediginiz gibi rodyoda kmse olmuyor söle bir bşlangcla başlayalım işe mesela öncende duyuru yapalım bir hafta öncesinden işte rdyomuz haftaya bşlamak süreityle hergün acık olacak su saatler arasında die o saman hmşerilerimizn daha cok ziyaret eder ve herkez burada tanışırlar bn akçahisarlı olarak yaşım 18 ama daha kmseyi tanımyorum eger böle birsey yapmak istiyorsanz dedigim daha makbul gecer cvp yazarsanız sevinirim burdan gümüşhanedeki dedeme ve annaneme (ALİ GÜLEZ - ZÜLFİYE GÜLEZ'E ) kndilerine ii bqmalarını teselli ederim herkez ALLAH'a emanet olsun saygılarla FATİH DİLMEN... | |
| Tarih | 05.Eylül.2008, 14:25:52 |
| İsim | mahmut eryılmaz |
| Konu | slm |
| slm siteniz çok güzel başarılar. a_piribeyli.sitemynet.com a_piribeyli | |
| Tarih | 05.Eylül.2008, 01:54:03 |
| İsim | site yönetimi |
| Konu | radyo |
| Sayın Yüksel Gülez, Radyo saat 17.00 ile 20.00 arası açık oluyor.Bu saatler arasında girebilirseniz radyoda canlı olarak konuşma ve yazışma imkanı var.Fakat P.Demir radyo dj. radyoya pek kimsenin girmediğini defalarca söyledi.Bu konuda neler yapılabilir fikirlerinizede site yönetimi olarak her zaman açığız.Gerekirse gönüllü arkadaşlarla radyo saatlerini paylaşa biliriz, bu imkanda var.Yani radyo açık olduğu zaman ancak radyoya girile biliniyor.Site yönetimi olarak sizlerden gelecek öneriler doğrultusunda hareket edeceğiz.Saygılar, site yönetimi. | |
| Tarih | 05.Eylül.2008, 00:01:22 |
| İsim | Yüksel GÜLEZ |
| Konu | Güzel insan Caner'e kalp gibi candan bir iç açış |
| Sevgili kardeşim,arkadaşım Caner İPŞİR'e bir dost mektubu, Seni kucaklarken alemi kucakliyorum, canimi ortaya koyuyorum gibi geliyor. Bu benim sevgim... Vazgeçemem ondan, ona set vuramam ki... İnan kimse de yalanci değil sevgisinde.. . Beceremiyorlar, basaramiyorlar. Bir kahraman gibi atılıyorlar baştan. Arkasını getiremiyorlar. Yorgunluk, tembellik cörekleniyor gönüllerine. Bence, sevgi; olağanüstü bir hediye yaşama. Bütün uğraşlara; bir kolaylik, bir durak noktasi, bir soluk aralıgı!!! Sevginin sonsuzlugunda sevgiye geçiş, sevgiyi yaşayış... Yani bir anlamda cennet yaşamı. Dünyada en güzeli bulma olasılığı, dünyanın en güzel yüzünü keşfetme, o yüzde dünyayi, o gözle yaşama!.. Yağmurda ıslananlara koruyucu bir şemsiye... Ama güzelim, kimse bunun farkinda değil. Yorgun düsüyorlar onu taşimaktan, bıkıyorlar. Sevgi onu taşımasını bilene güzel. Onu bir kalkan gibi, yaşamın çirkin görünen yüzü için kullanırsak, daha doğrusu kullanmasını bilirsek, sevgisizliğin negatif duygularından kurtuluruz. Bütün veriler değisir, değisik profiller görünür. Ben diyorum ki kardeşim:''Kimse de bu yükü kolay tasıyamaz.'' Sevgi; yürek ister.Özveri ister. Sevgi; yÜksek bir bakiş ister olaylara... Sevgi; zulmün, acinin karsılığıdır. Onu lüks bulanlar değerini ne bilsin. Sevgi; cesaret ister. Sevgi; dopdolu kalp ister. Sevgi; fedakarlık ister. Sevgi, verecek comertlik ister. Hesap kitap, onun pazarinda satılmaz. Alıcısı bile pek bulunmaz. Ya seversin ya seversin; karsılıgını beklemeden, bir sey talep etmeden. Karşılığını bekledigin an o, sevgi adının kullanıldığı bir pazardır. Ve bedelinin de çok fazla olduğu bir pazar,çok zor ödediğimiz bir pazar. Sevgi bir çekim alani gibi iyilikleri, güzellikleri, mana alemini ceker. Severse öldüremez insan, severse bağıramaz,kızamaz. Cünkü onu sevginin kaynağı olarak görür. Sevgisini verebileceği açık bir el gibi görür... Vermek ise daima daha iyi değil mi? Olan şey verilebilir! ..Biz de verelim kardeşim... Sevgisi yoksa, ne verebilecek ki insanlar!!! Verelim ki sevgi bir çığ gibi kaplasın her yeri... Onun doğurganliğindan faydalanalım. Yeni bir sevgi, yeni bir yüz, yeni bir gülüs olsun. Belki kalpler sevgi suyuyla yıkanır da tertemiz olur, zaman kirliliğini yaşamaz.. Yaratıcı, insanlari kendi manalarıyla görüntüledi ve bu görüntüye birleştirici olarak kendi sevgisini sundu. Her sevgide bir birleştirici unsur var. Hepimizin tek ortak noktasi sevgi. Ve sevgiyi yaşamak değisik şekillerde. Her görüntüye monte etmek sevgiyi, özünün sevgi olduğunu bilmek. İste seni seviyorum derken; bunları yapabilmeli insanlar. Böyle bakmalı sevgiye. Yoksa sözde kalan bir "Seni seviyorum." Sözü, zamanla uçar gider. İste bunlari yapamayanlar yalancı sayılıyor sevgisinde. Ama bu bir kabiliyet, içten gelen bir olgu. Kimseye de kabahat bulamayız ki. Bazıları sevgi hamalı olarak doğar, bazımız ise ayağının önündeki bir taş parçası gibi fırlatır atar sevgiyi. Biz kendimize bakalim sevgili dostum. Sevgiyle... | |
| Tarih | 04.Eylül.2008, 17:53:53 |
| İsim | sinandere |
| Konu | tanıtım |
| 1963doğumlu koceli körfezde oturuyorum emekliyim 1999da körfez temizlik işleri müdürlüğü yaptım oğlum 2oo7de hava assubay erzurumda kızım habibe dere kocaeli üniversitesi kocaeli sağlık hizmetleri meslek yüksek okulu laboratuar bölümünü okumaktadır. | |
| Tarih | 02.Eylül.2008, 15:12:25 |
| İsim | ALPEREN GÜLEZ |
| Konu | slm |
| herkesin ramazan ayı mübarek olsun | |
| Tarih | 02.Eylül.2008, 14:18:00 |
| İsim | Rübeyda DEMİR |
| Konu | soy kırım |
| İngiliz ve Ermeni vahşeti
-------------------------------------------------------------------------------- Birinci Dünya Savaşı'nda ingilizlere, 150 bin askerimiz esir düştü. Bu askerlerden bir kısmıda Mısır'ın İskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibesir Usare Kampi'na hapsedildi. Kampın tam adı, "Seydibesir Kuveysna Osmanli Useray-i Harbiye Kampi" idi. Bu kampta,1918'de Filistin cephesinde esir düşen 16. Tümen'in 48. Alayı'na bağlı Osmanli askerleri tutuluyordu. 12 Haziran 1920'ye kadar iki yıl boyunca her türlü işkence, eziyet, ağır hakaret ve asağılamaya maruz kaldilar. Bu insanlik dışı muamelenin nedeni ise ermeniler idi... Kamptaki, türkçe bilen Ermeni tercümanlarin yalan, yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle, kampların İngiliz komutanlari, azılı Türk düşmanı kesilmişlerdi. *** Savaş bitmisti. Ancak, kamptaki agir koşullar nedeniyle ölenler dışındaki askerleri teslim etmek, ingilizler'in işine gelmiyordu.Çünkü, olasi yeni bir savasta, bu askerlerin yeniden karşılarına çıkabilecekleri, ermeniler tarafindan, ingilizlerin beyinlerine işlenmisti. Çözüm toplu katliamdı... Askerlerimiz, mikrop kırma bahanesiyle, süngü zoruyla dezenfekte havuzlarina sokuldu. Ancak suya normalin çok üzerinde krizol maddesi katilmisti. Mehmetcik, daha ayagini soktuğunda, asiri krizol maddesi nedeniyle haşlanıyorlardi.Ancakingiliz askerleri dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarına izin vermiyorlardi. Mehmetcikler, bele kadar gelen suya başlarını sokmak istemedi. Ancak bu kez ingilizler havaya ates etmeye basladi. Askerlerimiz, ölmemek için çömelerek başlarını suya soktular. Ancak başını sudan kaldıran artık göremiyordu. Çünkü gözleri yanmıştı.. Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi ve 15 bin askerimiz kör oldu. *** Bu vahşet, 25 Mayis 1921 tarihinde TBMM'de görüşüldü. Milletvekilleri Faik ve Şeref beyler bir önerge vererek, Mısır'da esirlerin krizol banyosuna sokularak 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildigini, bunun faili olan ingiliz tabip, garnizon komutanıve askerlerinin cezalandırılması için TBMM'nin teşebbüse geçmesini istediler. Tabii ki yeni kurulan devletin bin türlü sorunu vardi. Bu hesap sorma işi de unutuldu gitti. *** Ama onlar unutmuyorlar... Kendi ihanetlerini bile soykırım ambalajına sarıp, dünya kamuoyuna sunuyorlar. En üzücü olanı da malum birilerinin, bu karalama kampanyalarına çanak tutması... alıntı. | |
| Tarih | 01.Eylül.2008, 07:35:12 |
| İsim | bybali |
| Konu | Ramazan Ayı |
| Ramazan orucu ve oruç çesitleri
Ramazan orucu müslüman , akilli ve ergenlik çagina gelmis kimselere farzdir. Ramazan orucu, kameri aylardan Ramazan ayinin bazen 29, bazen 30 gün sürmesine göre 29 veya 30 gün olarak tutulur. Oruçlarda niyet önemlidir. Niyet kalp ile olur. Geceleyin imsaktan önce veya imsak vaktinde ertesi gün oruç tutacagini kalbinden geçiren bir müslüman o günün orucuna niyet etmis olur. Oruç tutmak düsüncesi ile sahur yemegine kalkan kimse de oruca , niyet etmis sayilir. Ancak oruç tutan kimsenin hem içinden niyet etmesi, hem de dili ile "Niyet ettim Ramazan'in yarinki orucuna" diye söylemesi daha iyi olur. Bes çesit oruç vardir: 1) Farz oruç: Ramazan orucunun edasi ve kazasi farzdir. Keffaret oruçlarinin tutulmasi da farzdir. 2) Vacip oruç: Adak oruçlari ile bozulan nafile orucun kaza edilmesi vaciptir. 3) Sünnet oruç: Kamerî aylardan Muharrem ayinin 9-10 veya 10-11. günlerinde oruç tutmak sünnettir. 4) Müstehap oruç: Kameri aylarin 13. 14. 15. günleri ile her haftanin Pazartesi ve Persembe günleri, Sevval ayinda 6 gün oruç tutmak müstehaptir. 5) Mekruh oruç: Iki türlü mekruh oruç vardir: a. Muharrem ayinin sadece 10. günü, yalniz Cuma veya Cumartesi günleri oruç tutmak, iki orucu iftar etmeksizin birbirine eklemek veya senenin tamamini oruçlu geçirmek "TENZÎHEN MEKRUH"tur. b. Ramazan bayraminin birinci günü ile Kurban Bayraminin 4 günü oruç tutmak "TAHRÎMEN MEKRUH"tur. Ramazanda oruç tutamayanlar ne yaparlar ? Oruç tutmayacak kadar hasta olanlar, hastaya bakanlar, Ramazan ayinda yolculuk yapanlar, gebe veya emzikli olanlar, asiri yaslilar ve düskünler, aybasi hali veya logusalik halinde bulunan kadinlar Ramazan ayinda oruç tutmazlar.Bunlardan: a. Aybasi hali veya logusalik halinde olan kadinlar ile emzikli ve gebe olan kadinlar, bu özürleri sona erdikten sonra ve Ramazan ayi disinda oruçlarini kaza ederler. b. Yolcular, yolculuklari bitince oruçlarina baslarlar. Ramazan ayinda tutamadiklari oruçlarini Ramazan ayindan sonra tutarlar. Oruca nezaman ve nasil niyet edilir Orucun sahih olmasi için niyet etmek sarttir. Niyetsiz oruç makbul degildir. Ramazan orucuna, aksamdan itibaren kusluk vaktine kadar niyet edilebilir. Söyle ki: Normal olarak oruca, sahur yemegini yedikten sonra niyet edilir. Ancak sahurda uyanamayip yeme içme zamaninin bittigi imsak vaktinden sonra kalkan bir kimse, günes dogmus olsa bile, kusluk vaktine kadar o günün orucuna niyet edebilir. Yeter ki, imsak vaktinden sonra orucu bozacak bir sey yapmasin. Sahura kalkmak istemeyen bir kimse, aksamdan sonra yarinin orucuna niyet edebilir, geceleyin kalkip tekrar niyet etmesi gerekmez. Ramazan ayinda tutulamayan oru | |